GeçtiÄŸimiz pazar günü yeni açılan Yıldız Liva’ya bruncha gittik. Brunch ‘breakfast and lunch’ın kısaltılmışından üretilmiÅŸ ve dilimize de bu ÅŸekilde geçmiÅŸ bir sözcük.
İşte benim brunch gözlemlerim!
Bruncha gitmek özellikle yediklerine dikkat eden insanların uzak durması gereken bir faliyet. E, konu sabah kahvaltısı ve öğle yemeği ve bu ikisinin bir arada oluşu olunca kaçınılmaz son ortaya çıkıyor! Şöyle ki, önce sabah kahvaltılık birşeyler alırsınız tabağımıza, sonra öğle yemeği ve son olarakta tatlılar. Hatta önce gözünüz tatlılara takılır ama kendinizi tutup kahvaltı ile başlarsınız ya da direk tatlı tabağı ile güne merhaba dersiniz.
Genelde brunch olan yerlerde müzik olur, bizim gittiğimiz Yıldız Livada da canlı müzik vardı. Rezervasyonu pazar sabahına bırakınca kaçınılmaz son: Canlı müziğin hemen yanında ikamet edersiniz. Malum pazar öğle saatleri, her yer dolu, boş yer yok.
15 günde bir ancak görüştüğünüz dostlarla konuşmak ne mümkün, ya ağızlarını okumayı bileceksiniz ya da var gücünüzle bağıracaksınız.
Bruncha indiğinizde kıtlık çıkmışcasına kalabalık bir grubun masa etrafında dolandığını görür ve anında sizde havaya girer onlardan biri olursunuz!
Canlı müzik herkesin kulağını çınlatmaya baÅŸladıktan sonra ‘kalksak ama geleli iki saat olmadı ki’ yorumları arasında mide fesatı geçirmek üzere iken, dostlar der ki ‘Bize gidelim, soda içelim, sonra da türk kahvesi’! Böyle nazik bir teklife hayır demek mümkün mü?
Gittiniz bu kez de uykunuz geldi, şu kenara kıvrılsam dersiniz ama ne mümkün!
Akşam oldu bile! Akşam yemeğimi? Hiç gerek yok!
Biz bu pazar da dışarıda kahvaltı yapıcaz ama brunch mı? Bu macerayı unutana kadar almayacağız sanırım!
Peki ya Yıldız Liva,
Brunch menüsü geniş, patlıcan reçelinden gül reçeline nefis reçel çeşitlerinden , zeytinyağlılara, menemene hatta tavuk pilav ve balığa geniş bir menüye sahip! Çilekli pastaları da nefis!
Aman bizim gibi reservasyonu son dakika yapıp, canlı müziğin tam göbeğine düşmeyin!
Recent Comments