Kalbur
Restaurants, Balık, Meze June 21st, 2007
Saat 20 suları, 2 aile giriyoruz Kalburdan içeri. 2 masa hariç hepsi dolu. Bu fırsat kaçar mı? 1 hafta öncesinden yaptırmışız rezervasyonumuzu Kalbura gelmek için.
Kalbur Ankara,Oran da 40-45 kişilik minicik bir restoran. Minicik ama sigara dumanı çok yok. Ortam yalın. Mehmet bey her misafirle tek tek ilgileniyor . Yeşil Roka salatamız biz bir şey demeden geliyor.Mezelerinizi camlı kısımdan kendiniz seçiyorsunuz, tabii diğer müşterilerden sıra gelirse. Bu bizim ikinci gelişimiz, antrenmanlıyız. Kurallar basit. Tabakta yemek bırakırsanız yandınız. Her şey yenilecek, yemezseniz başka bir meze alamazsınız. Deniz börülcesinin ise eşi benzeri yok . Bize 2 tane deniz börülcesi verseniz? sorumuz havada kalıyor ve Mehmet Beyin eşi Bilen hanım, “Siz kaç kişiydiniz?” diye soruyor. “4 kişiyiz “ diyince, lafın arkası gelmiyor. Mehmet bey tabaklarımıza şöyle bir bakıyor ve 2. deniz börülcesini masamıza koyuyor.
Masada zafer çığlıkları yükseliyor. Kolay mı Mehmet Bey’den 2.mezeyi kapabilmek. Somonlu iç pilav, şişe geçirilmiş karides, kalamarın içinde karides ,deniz börülcesi, ahtapotun küçüğü, salata, hepsini büyük bir keyif ve iştahla yiyoruz. Bu arada garson tabaklarımıza kızarmış kılçık bırakıyor. Evet yanlış okumadınız kızarmış kılcık. Hamsi kılçığının kızartılıp yenildiğini öğreniyoruz. En sonunda Kadayıflı karides alıyoruz. Tabii kulağa pek hoş gelmiyor kadayıflı karides, bizde “bunu içinde ne var “ oyunu oynuyoruz. En sonunda sarımsak, tereyağı ve karides olduğunda birleşiyoruz.
Tabağımızı silip süpürdüğümüz için tatlı yemeye hak kazanıyoruz. Tahinli sıcak kabak tatlısına ise kimse hayır diyemiyor.
Gecenin sonunda $$$ ytl ödüyoruz 4 kişi . Mehmet bey ”Diğer gelişinizde size başka otlar vereyim” diyor. ”Tamam” diyoruz ”yine geleceğiz…”
Açık olduğu günler: Pazartesi hariç her gün. Rezervasyonsuz gitmeyin.
Yemek Türü: Balık,balık mezeleri
Atmosferi: Rahat
Ücret: $$$
Sigara içilmeyen kısmı yok
15/09/07
Not: İşte yine geldik Kalbura, serin bir eylül akşamı.Daha önce hep kış aylarında gelmişiz ama geldik işte yaz bitmeden! Dışarıda masalar, ağaçlara bakıyor. Sanki Ankarada değil de bir ormanın ya da bir masalın içindeyiz. Herşey harika! Servis, Mehmet Bey’in her müşteri ile ilgilenmesi, eşi Bilen Hanım’ın güleryüzü…
Dip not: Aman rezervasyonsuz gitmeyin!
Recent Comments